Prof. Dr. Nurhan Ünüsan’dan Kış Aylarında Bağırsak Sağlığı İçin 7 Öneri
KTO Karatay Üniversitesi · Hukuk · Konya
Yayın: 30 Ekim 2026 · Toplandı: 2 saat önce
Soğuk havalarda fiziksel aktivitenin azalması, su tüketiminin ihmal edilmesi ve beslenme alışkanlıklarının değişmesi, kabızlık ve şişkinlik gibi sindirim sistemi rahatsızlıklarına zemin hazırlayabiliyor. Kış aylarında bağırsak sağlığının korunması için lif açısından zengin besinlerin tüketilmesi, yeterli sıvı alınması, düzenli hareket edilmesi ve uyku düzenine dikkat edilmesi önem taşıyor. Konya Ticaret Odası (KTO) Karatay Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Beslenme ve Diyetetik Bölüm Başkanı Prof. Dr. Nurhan Ünüsan, bağırsak sağlığını destekleyen günlük alışkanlıklara ilişkin değerlendirmelerde bulunarak kış aylarında dikkat edilmesi gereken noktaları paylaştı.
“Lifli Besinleri Çeşitlendirmek Bağırsak Sağlığını Destekliyor”
Bağırsak sağlığının korunmasında dengeli ve çeşitli beslenmenin kritik bir yere sahip olduğunu belirten KTO Karatay Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Beslenme ve Diyetetik Bölüm Başkanı Prof. Dr. Nurhan Ünüsan; “Pırasa, havuç, kereviz, brokoli ve lahana gibi kış sebzeleri, günlük lif alımına katkı sağlıyor. Mercimek, nohut, kuru fasulye, yulaf ve bulgur gibi besinlerin de öğünlerde yer alması, beslenme çeşitliliğinin artırılmasına yardımcı oluyor. Lif, dışkının bağırsakta ilerlemesini kolaylaştırırken, bazı lif türleri de bağırsaklarımızda yaşayan yararlı mikroorganizmalar için besin kaynağı oluşturuyor. Ancak, lifli besinlerin tüketimini kısa sürede ve aşırı miktarda artırmak gaz ve şişkinliğe neden olabiliyor. Bu nedenle lif alımının kademeli olarak artırılması gerekiyor” dedi.
“Fermente Besinleri Doğru Tanımak Gerekiyor”
Bağırsak sağlığını desteklemek amacıyla yoğurt, kefir ve diğer fermente besinlerin beslenme düzeninde yer alabileceğine dikkat çeken Ünüsan; “Sade yoğurt ve kefir, dengeli beslenmenin bir parçası olarak tüketilebilir. Bununla birlikte, her fermente besin probiyotik olarak değerlendirilmemelidir. Bir ürünün probiyotik olarak nitelendirilebilmesi için içerdiği canlı mikroorganizmaların, yeterli miktarda tüketildiğinde sağlık üzerinde olumlu etkilerinin bilimsel olarak kanıtlanmış olması gerekir. Tarhana gibi fermente ürünler pişirme işleminden geçtiğinde, içerdiği canlı mikroorganizmaların büyük ölçüde canlılığını yitirmesi beklenir. Turşu tüketiminde ise tuz içeriğine dikkat edilmeli, ev yapımı ürünlerde hazırlama ve saklama koşullarına özen gösterilmelidir” ifadelerine yer verdi.
“Kış Aylarında Su Tüketimi İhmal Edilmemeli”
Soğuk havalarda susama hissinin azalmasının, sıvı ihtiyacının ortadan kalktığı anlamına gelmediğini belirten Ünüsan; “Yeterli sıvı tüketimi, özellikle lifli besinlerle birlikte, dışkının yumuşak kalmasına yardımcı oluyor. Gün boyunca suyu görünür bir yerde bulundurmak ve öğün aralarında su içmeyi alışkanlık hâline getirmek, sıvı tüketimini düzenlemeyi kolaylaştırıyor. Sebzelerle hazırlanan çorbalar da sıvı alımına katkı sağlıyor. Bununla birlikte, herhangi bir sağlık sorunu nedeniyle sıvı tüketimi kısıtlanan bireylerin hekimlerinin önerilerine uymaları gerekiyor” şeklinde konuştu.
“Meyvelerin Suyunu İçmek Yerine Kendisini Tüketin”
Kış meyvelerinin, bağırsak sağlığını destekleyen beslenme düzeninde önemli bir yere sahip olduğunu aktaran Ünüsan; “Portakal, mandalina, elma, armut ve nar gibi meyveler, günlük beslenmeye çeşitlilik kazandırıyor. Meyvelerin suyunu içmek yerine kendisini tüketmek, liften daha fazla yararlanılmasını sağlıyor. Uygun olan meyvelerin iyice yıkanarak kabuklarıyla tüketilmesi de lif alımına katkıda bulunabiliyor. Bağırsak sağlığı için tek bir mucize besine yönelmek yerine, farklı bitkisel besinleri düzenli olarak tüketmek ve beslenmede çeşitliliği korumak gerekiyor” dedi.
“Düzenli Hareket ve Uyku Bağırsak Sağlığını Destekliyor”
Günlük yaşam alışkanlıklarının, bağırsakların düzenli çalışmasında etkili olduğunu ifade eden Ünüsan; “Kış aylarında soğuk havaların etkisiyle dışarıda geçirilen zaman azalabiliyor. Ancak ev içinde yürümek, uzun süre oturulan zamanlarda ayağa kalkmak ve kısa yürüyüşler yapmak günlük fiziksel aktiviteyi artırabiliyor. Sağlık durumu uygun olan bireyler, günde toplam 20-30 dakika yürüyerek fiziksel aktiviteye başlayabilir. Bu süre, gün içinde kısa yürüyüşlere bölünebilir. Bunun yanında, düzenli uyumak ve yetişkinler için önerilen günlük 7-9 saatlik uyku süresini tamamlamak da genel sağlığı destekliyor” şeklinde konuştu.
“Akşam Öğünlerinde Porsiyon ve Zamanlamaya Dikkat Edilmeli”
Sindirim konforunun korunmasında porsiyon miktarının ve öğün saatlerinin önemine dikkat çeken Ünüsan; “Büyük porsiyonlar ve yağ oranı yüksek yemekler bazı kişilerde şişkinlik, dolgunluk ve mide yanması gibi belirtileri artırabiliyor. Yemeği yavaş yemek, besinleri iyi çiğnemek ve rahatsızlık oluşturacak kadar büyük porsiyonlardan kaçınmak sindirim konforuna katkı sağlıyor. Özellikle gece reflü şikâyeti yaşayan bireylerin, yemek ile yatış saati arasında en az üç saat ara vermeleri gerekiyor” dedi.
“Küçük Ama Sürdürülebilir Değişiklikler, Rutin Haline Getirilmeli”
Kış aylarında bağırsak sağlığını desteklemek için küçük ama sürdürülebilir değişikliklerin rutin haline getirilmesi gerektiğine değinen Prof. Dr. Nurhan Ünüsan; “Günlük öğünlere sebze eklemek, yeterli su içmek, kısa yürüyüşler yapmak ve düzenli uyumak gibi alışkanlıklar zaman içinde yaşam biçiminin bir parçası hâline getirilebilir. Bu alışkanlıkların yıl boyunca sürdürülmesi genel sağlığın korunmasına katkı sağlıyor. Bununla birlikte, uzun süren veya tekrarlayan kabızlık, ishal ve şişkinlik gibi rahatsızlıkların yalnızca beslenme alışkanlıklarıyla ilişkilendirilmemesi gerekiyor. Dışkıda kan, açıklanamayan kilo kaybı veya şiddetli karın ağrısı gibi belirtiler görüldüğünde sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır” diyerek, bağırsak sağlığını korumada düzenli ve dengeli beslenme, yeterli sıvı tüketimi ve sağlıklı yaşam alışkanlıklarının önemine dikkat çekti.
Bu metin KTO Karatay Üniversitesi sitesinden otomatik olarak alınmıştır. Tarih, başvuru koşulları ve ekler için kaynağı esas alın.