akademikduyuru
DiğerBölüm ve program

Dr. Öğr. Üyesi Elif Akıncı: “Yapay Zekâ Destekli Ürünlerde Meydana Gelen Hata, Hukuki Sorumluluğu Beraberinde Getiriyor”

KTO Karatay Üniversitesi · Hukuk · Konya

Yayın: 18 Ekim 2026 · Toplandı: 1 gün önce

Kaynakta aç

Yapay zekâ teknolojileri günlük yaşamın pek çok alanında kullanılmaya devam ederken, bu sistemleri içeren ürünlerin güvenliğine ilişkin hukuki sorumluluklar da önem kazanıyor. Robot süpürgelerden otomobillere, tıbbi cihazlardan farklı teknolojik ürünlere kadar geniş bir kullanım alanına sahip olan yapay zekâ sistemlerinde meydana gelebilecek hatalar, kişilerin yaralanmasına, maddi zarara veya daha ağır sonuçlara yol açabiliyor. Konya Ticaret Odası (KTO) Karatay Üniversitesi Hukuk Fakültesi akademisyenlerinden Dr. Öğr. Üyesi Elif Akıncı, yapay zekâ destekli ürünlerin neden olabileceği zararlar karşısında Türkiye’deki hukuki düzenlemeleri ve ürün sorumluluğunun kapsamını değerlendirdi.

“Yapay Zekâdaki Hata, Ürün Sorumluluğunu Gündeme Getiriyor”

Akıncı, özellikle 7223 sayılı Ürün Güvenliği ve Teknik Düzenlemeler Kanunu (ÜGTDK) kapsamında ürün sorumluluğuna ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Akıncı; “Yapay zekâ içeren ev robotları, otomobiller ve tıbbi cihazlar, kanun kapsamında ürün olarak değerlendirilebiliyor. Yapay zekâ destekli bir ürünün güvenliği etkileyen bir hataya sahip olması durumunda, hatanın ürünün mekanik veya fiziksel bir parçasından değil, üründe kullanılan yapay zekâ sisteminden kaynaklanması ürün sorumluluğunu ortadan kaldırmıyor. Robot süpürgenin merdiven boşluğunu algılamasını sağlayan sistemdeki bir hata nedeniyle bir kişinin yaralanması, yapay zekâ destekli sürüş sistemindeki bir hatanın trafik kazasına yol açması veya bir tıbbi cihazın yanlış işlem gerçekleştirmesi gibi durumlarda ürün sorumluluğu gündeme geliyor” dedi.

“Ürünün Yol Açtığı Zararın Niteliğine Göre Tazminat Talep Edilebiliyor”

Ürün nedeniyle zarar gören kişinin, ürünü satın alan kişi olmasının gerekmediğini vurgulayan Akıncı, neden olunan zararın niteliğine göre farklı tazminat kalemlerinin ele alınacağını belirterek; “Bedensel zarar hâlinde tedavi ve bakım giderleri, çalışılamayan döneme ilişkin kazanç kaybı ve kalıcı sakatlığın ekonomik sonuçları talep edilebiliyor. Ürünün evdeki eşyalara zarar vermesi durumunda ise onarım giderleri, değer kaybı veya eşyanın tamamen kullanılamaz hâle gelmesi nedeniyle ortaya çıkan zararların karşılanması da sağlanıyor. Ölüm hâlinde cenaze giderleri ve ölen kişinin maddi desteğinden yoksun kalan kişilerin uğradığı kayıplar da tazminat kapsamında değerlendiriliyor. Bunların yanında manevi tazminat da talep edilebiliyor; maddi ve manevi tazminat miktarı Türk Borçlar Kanunu hükümlerine göre belirleniyor” şeklinde konuştu.

“Sorumluluk Üreticiyle Sınırlı Kalmıyor”

ÜGTDK kapsamında başlıca sorumluların üretici ve ithalatçı olduğunu belirten Akıncı; “Ürünü başkasına ürettirse bile kendi markasıyla piyasaya sunan şirket üretici sayılıyor. Ürünü mevzuata uygunluğunu etkileyecek şekilde değiştiren ithalatçı veya dağıtıcı da üretici gibi sorumlu. Üretici veya ithalatçı belirlenemiyorsa zarar gören, ürünü satan mağaza gibi dağıtıcılardan üretici ya da tedarikçi bilgilerini isteyebiliyor; bu bilgileri on iş günü içinde bildirmeyen dağıtıcı, üretici gibi tazminattan sorumlu tutuluyor” ifadelerine yer verdi.

“Ürün ile İlgili Kayıt ve Belgelerin Saklanması Hukuki Süreçte Önem Taşıyor”

Akıncı, ÜGTDK kapsamındaki sorumluluğun kusursuz bir sorumluluk olduğunu vurguladı. Buna göre zarar görenin üreticinin kusurunu ispatlaması gerekmiyor; zararı, üründeki hatayı ve ikisi arasındaki illiyet bağını ispatlaması yeterli. Yapay zekâlı ürünlerde bunun da kolay olmadığına dikkat çeken Akıncı; “Bir sistemin neden yanlış karar verdiğini gösteren veriler çoğu zaman üreticinin elinde. Bu yüzden olaydan hemen sonra cihazın model ve seri numarasını, yazılım sürümünü, varsa olay kayıtlarını, sağlık raporlarını ve harcama belgelerini saklamak belirleyici olabiliyor. Mümkünse cihaz güncellenmeden ve sıfırlanmadan muhafaza edilmeli” dedi.

“Ürün Kaynaklı Zararlarda Üç ve On Yıllık Süreler Dikkatle Takip Edilmeli”

Tazminat taleplerinde üç yıllık ve on yıllık sürelerin önemine de dikkat çeken Akıncı; “Zarar gören, zararı ve sorumluyu öğrendiği tarihten itibaren üç yıl içinde harekete geçmeli. Bunun yanında zararın meydana geldiği tarihten itibaren işleyen on yıllık bir üst süre var. Bu süre ürünün üretildiği veya satıldığı tarihten değil, zararın meydana geldiği tarihten başlıyor. Yıllarca kullanılan ve sürekli güncellenen yapay zekâlı ürünlerde bu, üreticinin sorumluluğunun ürün piyasaya sunulduktan çok sonra da gündeme gelebileceği anlamına geliyor” şeklinde konuştu.

“Sigorta Poliçeleri Gözden Geçirilmeli”

“Ürün Sorumluluk Sigortasında Teminatın Kapsamı” adlı kitabın da yazarı olan Akıncı, konunun sigorta boyutuna da dikkat çekti: “Üretici ve ithalatçılar, mevcut ürün sorumluluk sigortası poliçelerinin yazılım ve yapay zekâ kaynaklı zararları kapsayıp kapsamadığını gözden geçirmeli; özellikle istisna hükümlerine bakılmalı. Zarar, ürün satıldıktan yıllar sonra da ortaya çıkabildiği için teminatın hangi dönemi kapsadığı da önem taşıyor. Zarar görenler ise bilmeli ki üreticinin sorumluluk sigortası varsa tazminat, sigorta bedelini aşmamak üzere doğrudan sigortacıdan da istenebiliyor.”

ÜGTDK Dışında Farklı Hukuki Yollar da Gündemde

Akıncı, bir olayın ÜGTDK kapsamına girmemesinin zarar göreni korumasız bırakmadığını, olayın özelliklerine göre satıcıya, bakım ve onarım hizmeti sunan servise veya diğer sorumlulara karşı sözleşme ya da haksız fiil hükümlerine dayanılabileceğini belirtti. Akıncı, yapay zekâ teknolojilerinin ürün ve hizmetlere giderek daha fazla entegre olmasıyla birlikte hem üreticilerin hem de kullanıcıların hukuki çerçeveyi bilmesi gerektiğini ifade etti.

Bu metin KTO Karatay Üniversitesi sitesinden otomatik olarak alınmıştır. Tarih, başvuru koşulları ve ekler için kaynağı esas alın.

Hukuk ve KTO Karatay Üniversitesi: diğer duyurular

Göç Danışma Aracı Kampüsümüzde

KTO Karatay Üniversitesi · Üniversite geneli

Göç İdaresi Başkanlığı koordinasyonunda, Türkiye’de öğrenim gören uluslararası öğrencilerin ikamet izni ve ilgili idari işlemlerini kolaylaştırmak amacıyla hayata geçirilen *Göç Danışma Araçları (GDA) Projesi* kapsamında Üniversitemizde…

Kayıt ve geçişKonya

HACK 1.5°C Karatay İklim Liderleri Hackathonu

KTO Karatay Üniversitesi · Üniversite geneli

Yerel Fikirler, Küresel Etki! İklim değişikliğiyle mücadelede geleceğin çözümlerini gençlerle birlikte geliştiriyoruz! Karatay Belediyesi öncülüğünde, COP31 sürecine katkı sunmak amacıyla düzenlenen HACK 1.5°C – Karatay İklim Liderleri…

DiğerBugün son günKonya