akademikduyuru
EtkinlikÜniversite geneli

Hibrit Çalışmada Yeni Dönem: Çalışma Günleri ve Saatleri Sözleşmede Belirlenecek

İstanbul Arel Üniversitesi · İstanbul

Yayın: 5 Kasım 2026 · Toplandı: 2 saat önce

Kaynakta aç
Haberler 5 Kasım 2026 | by İstanbul Arel Üniversitesi
05.11.2026

25 Eylül 2026’da yürürlüğe giren yönetmelik değişikliğiyle hibrit çalışmada gün ve saatlerin iş sözleşmesinde belirlenmesi düzenlendi. Doç. Dr. Seçil Gürün Karatepe, yeni düzenlemenin önemini değerlendirdi.

Dijitalleşmeyle birlikte çalışma hayatında yaygınlaşan hibrit çalışma modeli, iş süreçlerinin hem işyerinde hem de uzaktan yürütülmesine olanak tanıyor. 25 Eylül 2026 tarihli ve 33381 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Uzaktan Çalışma Yönetmeliği’nde yapılan değişiklikle bu çalışma modeline ilişkin önemli bir düzenleme hayata geçirildi.

Bu değişiklikle hibrit çalışma modeli, Uzaktan Çalışma Yönetmeliği’nde açıkça düzenlenmiş; işyerinde ve uzaktan yürütülecek çalışma günleri ile çalışma saatlerinin iş sözleşmesinde belirlenmesi öngörülmüştür.

İstanbul Arel Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi İşletme Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Seçil Gürün Karatepe, düzenlemenin çalışma koşullarının açık ve karşılıklı anlaşmaya dayalı biçimde belirlenmesi açısından önem taşıdığını belirtti.

Hibrit Çalışmada Gün ve Saatler Sözleşmede Yer Alacak

Uzaktan Çalışma Yönetmeliği’nin 9. maddesine eklenen yeni fıkrayla işin bir bölümünün işyerinde, diğer bölümünün ise uzaktan yürütülmesi düzenlendi. Buna göre çalışanın işyerinde ve uzaktan çalışacağı günlerin yanı sıra çalışma saatlerinin de iş sözleşmesinde belirlenmesi gerekiyor.

Doç. Dr. Seçil Gürün Karatepe, düzenlemeye ilişkin değerlendirmesinde, “Hibrit çalışma modelinde hangi günlerde işyerinde, hangi günlerde uzaktan çalışılacağının açıkça belirlenmesi hem çalışan hem de işveren açısından önem taşıyor. Böylece çalışma düzeni konusunda tarafların beklentileri netleşiyor ve olası anlaşmazlıkların önüne geçilebiliyor.” ifadelerini kullandı.

Örneğin haftanın üç günü işyerinde, iki günü uzaktan çalışma şeklinde bir plan oluşturulabiliyor. Ancak yönetmelik, tüm çalışanlar için sabit bir uzaktan çalışma günü belirlemiyor. Çalışma düzeni, işin niteliği ve tarafların karşılıklı anlaşması doğrultusunda şekilleniyor.

Hibrit çalışma düzenlemesi, çalışanlara kendiliğinden uzaktan çalışma hakkı tanımamakta; işin niteliği ve tarafların anlaşması doğrultusunda karma çalışma modelinin iş sözleşmesiyle belirlenmesine imkân sağlamaktadır.

İşçi ve İşverenin Sorumlulukları Devam Ediyor

Hibrit çalışma modeline geçilmesi, işçi ve işverenin yasal yükümlülüklerini ortadan kaldırmıyor. Çalışma süreleri, dinlenme hakları ve iş sağlığı ve güvenliğine ilişkin hükümler bu modelde de geçerliliğini koruyor.

İş sözleşmesinde hibrit çalışma gün ve saatlerinin açıkça belirlenmesi, çalışma koşullarının öngörülebilirliği açısından önem taşıyor. Bu koşullarda sonradan yapılması planlanan değişikliklerin hukuki niteliği, değişikliğin kapsamına ve somut olayın özelliklerine göre değerlendirilmelidir. Bu çerçevede, çalışma koşullarında esaslı değişiklik yapılmasına ilişkin 4857 sayılı İş Kanunu’nun 22. maddesi hükümleri de dikkate alınmalıdır.

İş sağlığı ve güvenliği konusunda da işverenin sorumlulukları sürüyor. Yönetmeliğin 12. maddesi kapsamında işverenin çalışanı gerekli önlemler konusunda bilgilendirmesi, eğitim vermesi ve sağladığı ekipmanla ilgili güvenlik tedbirlerini alması gerekiyor.

Doç. Dr. Seçil Gürün Karatepe, “Uzaktan veya hibrit çalışılması, işverenin iş sağlığı ve güvenliği konusundaki sorumluluklarını sona erdirmiyor. Çalışanların haklarının korunması ve güvenli çalışma koşullarının sağlanması her iki çalışma biçiminde de önemini koruyor.” dedi.

Elektrik ve İnternet Giderleri Nasıl Karşılanacak?

Uzaktan çalışmada kullanılan ekipmanlar ve işin yürütülmesi sırasında ortaya çıkan giderler de düzenlemenin önemli başlıkları arasında yer alıyor.

Uzaktan Çalışma Yönetmeliği’nin 7. maddesine göre iş için gerekli malzeme ve iş araçlarının, sözleşmede aksi kararlaştırılmadıkça işveren tarafından sağlanması esastır. Yönetmeliğin 8. maddesi ise işin yerine getirilmesinden kaynaklanan ve mal veya hizmet üretimiyle doğrudan ilgili zorunlu giderlerin belirlenmesi ve karşılanmasına ilişkin hususların iş sözleşmesinde düzenlenmesini öngörüyor. Ayrıca Yönetmeliğin 6. maddesi kapsamında, uzaktan çalışmanın yapılacağı mekânın düzenlenmesinden kaynaklanan maliyetlerin karşılanma usulü çalışan ve işveren tarafından birlikte belirleniyor.

Elektrik ve internet gibi giderlerin karşılanmasına ilişkin esasların önceden belirlenmesi, taraflar arasında yaşanabilecek uyuşmazlıkların önlenmesine yardımcı oluyor. Mevzuatta tüm çalışanlar için geçerli sabit bir elektrik veya internet ödeme tutarı bulunmuyor. Bu giderlerin karşılanmasında, işin niteliği ve işin yürütülmesi nedeniyle ortaya çıkan zorunlu maliyetler dikkate alınıyor.

Doç. Dr. Seçil Gürün Karatepe, “Uzaktan çalışma sırasında ortaya çıkan giderlerin kim tarafından ve hangi koşullarda karşılanacağının iş sözleşmesinde açıkça düzenlenmesi gerekiyor. Bu durum, hem çalışan hem de işveren açısından daha şeffaf bir çalışma ilişkisi kurulmasına katkı sağlıyor.” değerlendirmesinde bulundu.

İletişim ve Çalışma Saatlerinin Planlanması Önem Taşıyor

Hibrit çalışma modelinin verimli yürütülebilmesi için yalnızca çalışma günlerinin değil, iletişim yöntemlerinin ve zaman aralıklarının da belirlenmesi gerekiyor.

Uzaktan Çalışma Yönetmeliği’nin 9. maddesi, uzaktan çalışmanın yapılacağı zaman aralığı ve süresinin iş sözleşmesinde belirtilmesini düzenliyor. Aynı maddeye eklenen yeni fıkrayla hibrit çalışma modelinde işçinin işyerinde ve uzaktan çalışacağı günlerin yanı sıra çalışma saatlerinin de iş sözleşmesinde belirlenmesi öngörülüyor. Yönetmeliğin 10. maddesi ise işçi ve işveren arasındaki iletişimin yönteminin ve zaman aralığının taraflarca belirlenmesini düzenliyor.

Doç. Dr. Seçil Gürün Karatepe, çalışma düzeninin verimli işlemesi için iletişimin de planlanması gerektiğini vurgulayarak, “Çalışanların hangi saatlerde ulaşılabilir olacağının, görev ve sorumluluklarının önceden belirlenmesi iş süreçlerinin aksamadan yürütülmesini destekliyor. Açık bir iletişim planı, hibrit çalışma modelinin sürdürülebilirliği açısından önemli.” ifadelerini kullandı.

Hibrit Çalışma Hem Çalışanlara Hem İşletmelere Avantaj Sağlıyor

Hibrit çalışma, işe gidiş ve dönüş için harcanan zamanın azalmasıyla çalışanların kişisel yaşamlarına daha fazla zaman ayırmasına olanak tanıyabiliyor. İşletmeler açısından ise ofis alanlarının daha verimli kullanılması ve dijital iş süreçlerinin geliştirilmesi gibi avantajlar sunabiliyor. Bununla birlikte modelin başarılı olabilmesi için görev dağılımının açık yapılması, iletişimin düzenli sürdürülmesi ve performansın iş sonuçları üzerinden değerlendirilmesi önem taşıyor.

Doç. Dr. Seçil Gürün Karatepe, hibrit çalışmanın yalnızca mekân değişikliğinden ibaret olmadığını belirterek, “Bu modelin verimli sonuçlar verebilmesi için esnek çalışma imkânları ile çalışanların hak ve sorumluluklarının dengeli biçimde ele alınması gerekiyor. Çalışma koşullarının önceden belirlenmesi, hem işletmelerin planlama süreçlerini hem de çalışanların günlük yaşamlarını kolaylaştırıyor.” dedi.

Bu metin İstanbul Arel Üniversitesi sitesinden otomatik olarak alınmıştır. Tarih, başvuru koşulları ve ekler için kaynağı esas alın.

İstanbul Arel Üniversitesi: diğer duyurular