akademikduyuru
HaberBölüm ve program

TAGU ve YTB İş birliğinde “65. Yılında Türkiye-Almanya İşgücü Anlaşması Sempozyumu” Gerçekleştirildi

Türk-Alman Üniversitesi · Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler · İstanbul

Yayın: 4 Kasım 2026 · Toplandı: 2 saat önce

Kaynakta aç

TAGU ve YTB İş birliğinde “65. Yılında Türkiye-Almanya İşgücü Anlaşması Sempozyumu” Gerçekleştirildi

04.11.2026 Türk-Alman Üniversitesi Göç ve Uyum Uygulama ve Araştırma Merkezi (TAGU) ile Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı (YTB) iş birliğinde, Türkiye ile Almanya arasındaki işgücü anlaşmasının 65. yılı dolayısıyla “65. Yılında Türkiye-Almanya İşgücü Anlaşması Sempozyumu” düzenlendi.

2 Kasım 2026 tarihinde Türk-Alman Üniversitesi Yabancı Diller Yüksekokulu Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen sempozyumda, 30 Ekim 1961'de imzalanan Türkiye-Almanya İşgücü Anlaşması’nın 65 yıllık süreçte iki ülke arasındaki toplumsal, kültürel ve ekonomik ilişkilere etkileri ile Almanya’daki Türk toplumunun göç, uyum ve kimlik deneyimi farklı boyutlarıyla ele alındı.

Açılış programı öncesinde misafirler, sempozyum kapsamında düzenlenen “Geçmişten Geleceğe Türkiye’den Almanya’ya Göçün 65. Yılı” sergisini gezdi. Türkiye’den Almanya’ya uzanan göç hikâyesini farklı dönemleriyle yansıtan sergi, misafirlerin yoğun ilgisiyle karşılandı.
Sergi gezisinin ardından sempozyumun açış konuşmaları, Üniversitemiz Rektör Prof. Dr. Leyla Coşan ve TAGU Müdürümüz Prof. Dr. Enes Bayraklı tarafından yapıldı.

Açış konuşmasında İşgücü Anlaşması’nı Türkiye ve Almanya arasındaki ilişkilerin dönüm noktalarından biri olarak niteleyen Prof. Dr. Leyla Coşan, yarım asrı aşan bu sürecin iktisadi ve demografik bir hareketliliğin ötesinde, iki ülkenin toplumsal, kültürel, hukuki ve siyasal dokusunu derinden şekillendiren çok katmanlı bir dönüşüm olduğunu vurguladı. Prof. Dr. Coşan, “Kuruluş felsefesi itibarıyla Türkiye ile Almanya arasındaki bilim ve araştırma köprüsünün merkezinde yer alan Türk-Alman Üniversitesi, bu köklü tarihsel birikimin bilim alanındaki en somut kurumsal yansımasıdır. Üniversite olarak, iki ülke arasındaki akademik iş birliğini pekiştirme ve derinleştirme hedefimizin yanı sıra toplumsal meselelere de nesnel, analitik ve çok katmanlı bir perspektifle yaklaşmayı temel bir görev sayıyoruz.” dedi.

Göçün yalnızca geçmişte kalmış bir olay olmadığını, sosyolojik ve psikolojik dinamikleriyle bugünü ve geleceği biçimlendiren stratejik bir araştırma alanı olduğunu belirten Rektör Yardımcımız, “İlk kuşakların taşıdığı umutlar ve göğüsledikleri zorluklar, zamanla edebiyattan sanata, akademiden siyasete uzanan geniş bir yelpazede karşılık bulmuştur. Bu nedenle ele alacağımız konular, sadece geçmişin bir muhasebesi değil, milyonlarca insanın hayatıyla şekillenmiş yaşayan bir tarihtir.” ifadelerini kullandı. Rektör Yardımcımız Prof. Dr. Leyla Coşan, sempozyumun amacının 65 yıllık süreci nostaljik bir yaklaşımla değil, çağdaş küresel gelişmeler ışığında yeniden tahlil etmek olduğunu belirtti. Son yıllarda ivme kazanan nitelikli beyin göçünün ve Almanya’daki Türk toplumunun kimlik inşası ile aidiyet arayışlarının disiplinler arası bir yaklaşımla ele alınacağını aktaran Rektör Yardımcımız Prof. Dr. Leyla Coşan, bu tür akademik platformların uluslararası ve kurumlar arası iş birliğinin en güzel örneklerinden olduğunu kaydetti.

TAGU Müdürümüz Prof. Dr. Enes Bayraklı ise anlaşmanın yalnızca ekonomik ve demografik bir hareketliliğin başlangıcı olmadığını, milyonlarca insanın kaderini, kimliğini ve geleceğini şekillendiren köklü bir insanlık hikâyesinin kapılarını araladığını söyledi. Prof. Dr. Enes Bayraklı, “İlk yıllarda ‘misafir işçi’ statüsüyle yola çıkan vatandaşlarımız, büyük zorlukların üstesinden gelerek Almanya’nın sanayileşmesine, kalkınmasına ve bugünkü çok kültürlü yapısına önemli katkılar sunan asli unsurlar hâline gelmişlerdir. Aynı vatandaşlarımız, gönderdikleri dövizler, edindikleri birikim ve kurdukları bağlarla Türkiye’nin kalkınmasına da güçlü bir destek vermişlerdir. Dolayısıyla bu hikâye, başından itibaren iki ülkeyi birlikte dönüştüren karşılıklı bir hikâyedir.” dedi.

Merkez Müdürümüz Prof. Dr. Bayraklı, 1961'de işgücü gönderen bir ülke olan Türkiye’nin bugün sanayisi, genç ve nitelikli insan kaynağı, üretim kapasitesi ve bölgesel etkisiyle hem Avrupa hem de Almanya için önemli bir ortak hâline geldiğini belirtti. İlişkilerin ekonomiden güvenliğe, eğitimden bilime ve kültüre uzanan çok boyutlu bir yapıya kavuştuğunu söyleyen Prof. Dr. Bayraklı, çok kutuplu hâle gelen uluslararası sistemde Türkiye’nin NATO içindeki kilit rolüne, bölgesel krizlerdeki arabuluculuk çabalarına ve bu yıl temmuz ayında Ankara’da düzenlenen NATO Zirvesi’ne dikkat çekti. Bu gelişmelerin iki ülke arasındaki savunma ve güvenlik iş birliğine de yeni bir ivme kazandırdığını ifade eden TAGU Müdürümüz, Şansölye Merz’in 2025 yılında Türkiye’ye yönelttiği “stratejik diyalog” teklifini iki ülke ilişkilerinde yeni bir dönemin işareti olarak değerlendirdi.

Prof. Dr. Enes Bayraklı, “Ekonomiden güvenliğe uzanan bu çok boyutlu ortaklığın insani zeminini 65 yıl önce yola çıkanlar ve onların çocukları, torunları oluşturmaktadır. Almanya’da yaşayan yaklaşık üç milyon Türk kökenli insan, iki ülke arasındaki en güçlü ve en kalıcı köprüdür. Merkezimiz olarak, göç olgusunu tüm boyutlarıyla incelemeyi, toplumsal uyum süreçlerini desteklemeyi ve ortak hafızamızı diri tutmayı en temel görevlerimiz arasında görüyoruz.” ifadelerini kullandı.

Açılış programının ardından Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkan Yardımcısı Ahmet Alemdar’ın gerçekleştirdiği kıymetli konuşmada, Türkiye ile Almanya arasındaki işgücü göçünün tarihsel seyri ve Almanya’daki Türk toplumunun geçirdiği dönüşüm değerlendirildi.

Üniversitemiz İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümü’nden Dr. Öğr. Üyesi Ayşegül Dinçkan moderatörlüğünde gerçekleştirilen ilk oturumda, Duisburg-Essen Üniversitesinden Prof. Dr. Hacı-Halil Uslucan “Göçün Psikolojik Boyutu-Ulusötesi Duygusal Bağlar ve Almanya Nasıl Yeni Vatan, Yeni Yurt Olabilir?” başlıklı bir sunum yaptı. Almanya’ya yapılan göçün tarihini anlatan Prof. Dr. Uslucan, işçi göçünde kadınların oranının arttığını ve son yıllarda göçün giderek siyasileştiğini belirtti. Göçmenlerin kendi kimliklerini ve dillerini koruyarak yaşadıkları ülkeye açık olmalarının önemini vurgulayan Prof. Dr. Uslucan, “Göçü psikolojik kaynak olarak da değerlendirmek lazım. İki dilli büyümek de psikolojik olarak bir beceri kaynağı. Yapılan araştırmalarda sorduğumuz kişilerden yüzde 80'i yılda en az bir defa ayrımcılığa uğradığını ifade ediyor. Eğitim alanında da ayrımcılık performansı düşürüyor, bireysel ve ruhsal sağlığı da olumsuz etkiliyor.” dedi.
Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesinden Prof. Dr. Mustafa Nail Alkan, “Alman Medyasında Türk Algısı, Türk Medyasında Alman Algısı” başlıklı sunumunda iki ülke medyasındaki karşılıklı temsilleri değerlendirdi. Almanların başlangıçta Türk işçilerini geri dönecek misafirler olarak gördüğünü, Türklerin ise kalıcı olduğunu ve bugün Almanya’da dördüncü kuşağın yaşadığını hatırlatan Prof. Dr. Alkan, “Alman televizyonunu açın, haberleri bir Türk okur, alışmışlar artık. Türkler, Alman medyasında çok yer alıyor, bu da güzel bir şey.” dedi. İki ülke arasındaki karşılıklı algının dönemden döneme değiştiğini belirten Alkan, son dönemde savunma sanayisi gibi yeni başlıkların öne çıktığını, Türkiye’nin öneminin arttığını ve Batılı devletlerin Türkiye’ye ihtiyaç duyduğunu söyledi.

Üniversitemiz Sosyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Anlam Filiz ise “Türkiye’den Almanya’ya Yüksek Nitelikli Göç” başlıklı sunumunda son 15 yılda yoğunlaşan nitelikli göçe odaklandı. Gidenlerin eğitim olanaklarını ve eşitsizliği temel gerekçeler olarak gösterdiğini aktaran Filiz, “Gidenler, deneyimlerinin Almanya’ya daha önce giden nüfustan farklı olabileceğini düşünüyorlar. Fakat araştırmalara baktığımızda bu pek de böyle olmuyor. Sosyoekonomik durumlarına rağmen Almanya’da göçmen olmanın dezavantajlarını yaşıyorlar.” dedi. Almanya’da 2022 yılında uzmanlık gerektiren işlerde 630 bin pozisyonun boş kaldığını belirten Filiz, bunun nedenleri olarak nüfusun yaşlanmasını ve gençlerin ihtiyaç duyulan alanlarda eğitim almak istememesini gösterdi; Almanya’nın bu soruna çözüm olarak göçü gördüğünü vurguladı.

Üniversitemiz İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümü’nden Doç. Dr. Mehmet Soytürk moderatörlüğünde gerçekleştirilen oturumda ise Türkiye-Almanya ilişkilerinin farklı yönleri akademik ve toplumsal perspektiflerden değerlendirildi. Üniversitemiz Kültür ve Sosyal Bilimler Fakültesinden  Doç. Dr. Valentin Rauer, “Integration im öffentlichen Diskurs: Dynamiken und Wendepunkte” başlıklı sunumunda kamu söylemindeki entegrasyon tartışmalarını ele aldı. Gazeteci Ozan Demircan, “Türkeistämmige in Deutschland: Zwischen Zuschreibung und Selbstdefinition” başlıklı sunumuyla Almanya’daki Türkiye kökenli toplumun kimlik ve aidiyet deneyimlerine değindi. Politikacı Melis Sekmen ise “Vom Ankommen zum Gestalten – Aufstieg, Unternehmertum und Leadership” başlıklı sunumunda göçmenlerin toplumsal yaşama katılımı, girişimcilik ve liderlik süreçleri üzerine değerlendirmelerde bulundu.

Sempozyuma Üniversitemiz akademik personeli ve öğrencileri de büyük ilgi gösterdi. Oturumları yakından takip eden akademisyenlerimiz ve öğrencilerimiz, yönelttikleri sorular ve paylaştıkları değerlendirmelerle programa etkin biçimde katıldı ve ele alınan konuların farklı bakış açılarıyla tartışılmasına katkıda bulundu.

Türkiye ile Almanya arasındaki işgücü göçünün 65 yıllık tarihini merkeze alan sempozyum, göçün yalnızca geçmişe ait bir olgu olmadığını, bugün de iki ülke arasındaki toplumsal ilişkileri, kimlikleri, kültürel etkileşimi ve yeni göç biçimlerini şekillendiren çok katmanlı bir süreç olduğunu ortaya koyan değerlendirmelerle sona erdi.

Bu metin Türk-Alman Üniversitesi sitesinden otomatik olarak alınmıştır. Tarih, başvuru koşulları ve ekler için kaynağı esas alın.

Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler ve Türk-Alman Üniversitesi: diğer duyurular

Türkiye-Almanya İş Gücü Anlaşması 65. Yılında Sempozyumla Ele Alınıyor

Türk-Alman Üniversitesi · Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler

26.10.2026 Türk-Alman Üniversitesi Göç ve Uyum Uygulama ve Araştırma Merkezi ile T.C. Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı (YTB) iş birliğinde, “65. Yılında Türkiye-Almanya İş Gücü Anlaşması Sempozyumu” 2 Kasım 2026 tarihinde…

Etkinlikİstanbul

Doçent Dr Ebru Turhan UACES 56. Uluslararası Konferansı’nda İki Tebliğ Sundu

Türk-Alman Üniversitesi · Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler

29.09.2026 Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ebru Turhan, Avrupa Çalışmaları alanında en önde gelen uluslararası akademik oluşum olan Güncel Avrupa Çalışmaları Derneği UACES’in 56. Uluslararası…

Etkinlikİstanbul