‘Kültürel dışa açılma’ projesi TEDA’da sıra yeni etaba geldi
İstanbul Ticaret Üniversitesi · İstanbul
Yayın: 2 Kasım 2026 · Toplandı: 3 saat önce
İstanbul Ticaret Üniversitesi Mütevelli Heyet Başkanı Dr. İsrafil Kuralay, Türkçe eserlerin 64 dile uzanan yolculuğunu incelediği makalesinde, TEDA Projesi’nin yayıncılık sektörüne ve Türkiye’nin kültürel diplomasisine katkılarını ele aldı. 5 milyon dolarlık telif ihracatını tetikleyen TEDA’yı “Türkiye’nin kültürel dışa açılması projesi” şeklinde tanımlayan Dr. İsrafil Kuralay’ın çalışmasında, paydaş önerileri çerçevesinde projenin bundan sonraki gelişimine ışık tutacak öneriler de sıralanıyor.
İstanbul Ticaret Üniversitesi Mütevelli Heyet Başkanı Dr. İsrafil Kuralay, İstanbul Ticaret Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi’nin 56. sayısında yayımlanan makalesinde, Türkçe eserlerin dünya okurlarıyla buluşmasını sağlayan TEDA Projesi’ni kültürel diplomasi ve uluslararası yayıncılık açısından değerlendirdi. “Kültürel Diplomasi Aracı Olarak TEDA Projesi ile Kültürel Dışa Açılım” başlıklı çalışma, projenin Türk yayıncılığının yurt dışına açılmasındaki rolünü ele alırken dijital yayıncılıktan yeni pazarlara, çeviri kalitesinden okura erişime kadar geliştirilmesi gereken alanlara dikkat çekti.
TÜRKÇE ESERLERİN YOLCULUĞU 13 DİLDEN 64 DİLE UZANDI
Kültür ve Turizm Bakanlığının 2005 yılında başlattığı Türk Kültür, Sanat ve Edebiyat Eserlerinin Dışa Açılımını Destekleme Projesi (TEDA), Türkçe eserlerin farklı dillerde yayımlanmasına destek sağlıyor. Makalede yer verilen kamu kurumu temsilcisinin bilgilerine göre, başlangıçta 13 dili kapsayan proje zamanla 64 dile ulaştı. Görüşmede, 99 ülkede çeviri ve baskı desteği sağlandığı, desteklenen 4 bin 599 eserin 3 bin 844’ünün yayımlanarak okurlarla buluştuğu belirtildi.
Çalışma, bu genişlemenin Türk edebiyatının farklı dönemlerini ve türlerini dünya okurlarına taşıdığına işaret ediyor. Yunus Emre ve Mevlânâ’dan Ahmet Hamdi Tanpınar ve Yaşar Kemal’e uzanan edebî birikimin yanı sıra çağdaş yazarların eserleri de uluslararası dolaşıma giriyor. Makalede aktarılan değerlendirmelere göre, yurt dışında okunan ve tanınan Türk yazarlarının sayısı bine, yazarları uluslararası alanda temsil eden profesyonel telif ajanslarının sayısı ise 20’nin üzerine ulaştı.
YAYINCILARIN GÜNDEMİNE TELİF İHRACATI GİRDİ
Araştırma; projeyi yürüten bakanlık temsilcisi ve paydaş meslek kuruluşları ile yayıncılık sektöründen 12 katılımcıyla Haziran–Temmuz 2026 döneminde yapılan derinlemesine görüşmelere dayanıyor. Görüşmelerde öne çıkan değerlendirmelerden biri, TEDA’nın yayıncıların iş yapma biçimine ve dış pazarlara bakışına katkısı oldu.
Katılımcılar, projenin yayıncıları yabancı dillerde tanıtım katalogları hazırlamaya, uluslararası kitap fuarlarına katılmaya ve telif haklarını yurt dışında pazarlamaya yönelttiğini belirtti. Araştırmada görüşlerine yer verilen bir yayıncılar birliği yöneticisi, yaklaşık 5 milyon dolara ulaşan telif hakları ihracatının gelişmesinde TEDA’nın önemli bir rol üstlendiğini ifade etti.
Çalışmada, çeviri ve baskı desteğinin yabancı yayıncıların Türkçe eserlere yönelik mali riskini azalttığı da vurgulandı. Bir yayınevi temsilcisi, bazı yabancı yayıncıların TEDA desteğiyle yayımladığı Türkçe eserlerin hedef ülkelerde ilgi görmesinin ardından, bu yayıncıların destek almadan da Türkçe eserleri çevirerek yayımlamaya başladığını aktardı.
TÜRKİYE’NİN HİKÂYESİ KENDİ YAZARLARININ ESERLERİYLE ANLATILIYOR
Dr. İsrafil Kuralay, makalesinde TEDA’nın kültürel diplomasi açısından taşıdığı önemi, Türkiye’nin kendi hikâyesini dünya kamuoyuna doğrudan anlatabilmesi üzerinden ele aldı. Türk yazarların ve düşünürlerin eserlerinin yabancı okurlara kendi dillerinde ulaşması; Türkiye’nin tarihinin, toplumsal yapısının ve kültürel birikiminin daha yakından tanınmasına katkı sağlayan bir imkân olarak değerlendirildi.
Çalışmada, edebiyat, tarih ve sanat yoluyla kurulan bu ilişkinin, haber bültenleri ve siyasi söylemlerin ötesinde daha derinlikli bir Türkiye algısı oluşturabileceği belirtildi. Çevirmenlerin, yayınevlerinin ve editörlerin de eserlerin yabancı okurlara ulaşmasını sağlayarak kültürel etkileşimde önemli rol oynadığı vurgulandı.
İSTANBUL’UN ULUSLARARASI YAYINCILIK BAĞLANTILARI GÜÇLENİYOR
Makalede, uluslararası kitap fuarları ile İstanbul’da düzenlenen yayıncılık buluşmalarının Türk yayıncılarının dış dünyayla ilişkilerindeki yeri de incelendi. Türkiye’nin 2008 Frankfurt Kitap Fuarı’na onur konuğu olarak katılması, sektörün uluslararası görünürlüğü açısından önemli dönüm noktalarından biri olarak ele alındı.
İstanbul Ticaret Odası’nın yurt dışı kitap fuarlarına yönelik organizasyonlarının yayıncıların yabancı meslektaşlarıyla temaslarını desteklediği belirtilirken, Uluslararası İstanbul Yayımcılık Profesyonel Buluşmaları’nın da İstanbul’un telif ticaretindeki konumuna katkısı değerlendirildi. Araştırmaya katılan sektör temsilcileri, bu buluşmaların Türk yayıncıları uluslararası yayıncılarla bir araya getirerek kalıcı iş birliklerinin gelişmesine zemin hazırladığını ifade etti.
YENİ HEDEFLER: DİJİTAL YAYINCILIK, UYARLAMALAR VE YENİ PAZARLAR
Araştırmanın geleceğe yönelik önerileri arasında TEDA desteklerinin e-kitap, sesli kitap ve dijital platformlara uyarlanan içerikleri kapsayacak biçimde geliştirilmesi yer aldı. Görüşülen sektör temsilcileri, desteklenen edebî eserlerin sinema ve dizi senaryolarına dönüştürülmesi için uluslararası yapımcılarla ortak fonlar kurulabileceğini de dile getirdi.
Latin Amerika, Sahra Altı Afrika ve Asya-Pasifik bölgelerine yönelik özel desteklerin geliştirilmesi, çalışmada öne çıkan bir diğer öneri oldu. Bilimsel ve akademik yayınlar, düşünce eserleri ile çocuk ve gençlik edebiyatına yönelik desteklerin çeşitlendirilmesi de katılımcıların beklentileri arasında sıralandı.
Nitelikli çevirinin önemine dikkat çekilen araştırmada, başarılı çevirmenlerin uluslararası görünürlüğünü artıracak “TEDA Çeviri Ödülleri” oluşturulması önerisine de yer verildi.
BAŞARININ ÖLÇÜSÜ OKURA ULAŞMAK
TEDA’yı “Türkiye’nin kültürel dışa açılması projesi” şeklinde tanımlayan Dr. İsrafil Kuralay’ın çalışmasında, TEDA’nın etkisinin değerlendirilmesi için desteklenen eser ve çeviri sayılarının yanında kitapların hedef ülkelerdeki dağıtımının, okunma düzeyinin ve kültürel karşılığının da incelenmesi gerektiği vurgulandı. Çeviriyi izleyen tanıtım, dağıtım ve okurla buluşma süreçlerinin birlikte ele alınmasının, projenin kültürel diplomasiye katkısını güçlendirebileceği belirtildi.
Araştırmanın programla ilişkili kurum ve sektör temsilcilerinin deneyimlerine dayandığını kaydeden Dr. İsrafil Kuralay, gelecekte yabancı yayıncıları, çevirmenleri ve okurları da kapsayan çalışmaların önemine işaret etti. Makalede, TEDA’nın farklı yayın türlerini ve mecraları kapsayacak, kurumlar arası ortaklıkları güçlendirecek biçimde geliştirilmesi gerektiği belirtildi.
Makaleyi okumak için: https://dergipark.org.tr/tr/pub/iticusbe/article/2027582
Bu metin İstanbul Ticaret Üniversitesi sitesinden otomatik olarak alınmıştır. Tarih, başvuru koşulları ve ekler için kaynağı esas alın.