akademikduyuru
HaberEnstitü

Dr. Öğr. Üyesi Şüheda Özkan: “Ergoterapi, Günlük Yaşamda Bağımsızlığı ve Katılımı Destekliyor”

İstanbul Atlas Üniversitesi · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü · İstanbul

Yayın: 26 Ekim 2026 · Toplandı: 1 saat önce

Kaynakta aç

Haberler

Ergoterapi Bölümü
Sağlık Bilimleri Fakültesi

26 Ekim 2026

Atlas Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Ergoterapi Bölüm Başkanı Dr. Öğr. Üyesi Şüheda Özkan, 27 Ekim Dünya Ergoterapi Günü kapsamında ergoterapinin bireylerin günlük yaşam aktivitelerine katılımını, bağımsızlığını ve yaşam kalitesini destekleyen rolüne dikkat çekti. Özkan, ergoterapinin bireylerin yalnızca yaşamlarını sürdürmelerine değil, yaşamın içinde aktif, bağımsız ve anlamlı bir şekilde yer almalarına katkı sağladığını vurguladı.

↓

Her yıl 27 Ekim’de kutlanan Dünya Ergoterapi Günü, ergoterapi mesleğine yönelik toplumsal farkındalığı artırmayı ve günlük yaşam aktivitelerine katılımın sağlık, iyilik hâli ve yaşam kalitesi üzerindeki önemini vurgulamayı amaçlıyor. Dünya Ergoterapistler Federasyonu (WFOT), 2026 yılı temasını “Participation Matters – Yaşama Katılım Önemlidir” olarak belirledi.

Atlas Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Ergoterapi Bölüm Başkanı Dr. Öğr. Üyesi Şüheda Özkan, Dünya Ergoterapi Günü dolayısıyla yaptığı değerlendirmede, ergoterapinin bireylerin günlük yaşamlarını daha bağımsız, güvenli ve anlamlı biçimde sürdürebilmelerine katkıda bulunduğunu belirtti.

Ergoterapi Nedir? Günlük Yaşama Katılımı Nasıl Destekler?

Ergoterapi, bireylerin günlük yaşamlarında önem verdikleri aktivitelere katılabilmelerini destekleyen bir sağlık alanıdır. Kişisel bakım, yemek hazırlama, eğitim, çalışma, oyun, sosyal ilişkiler ve boş zaman etkinlikleri ergoterapinin çalışma alanları arasında yer alır.

Ergoterapinin yalnızca fiziksel becerilerin geliştirilmesine yönelik bir uygulama olmadığını belirten Dr. Öğr. Üyesi Şüheda Özkan, bu süreçte bireyin yalnızca hastalığına veya işlevsel kısıtlılıklarına değil; yapmak istediklerine, yaşam hedeflerine ve çevresinde karşılaştığı engellere de odaklanıldığını ifade etti.

Bireyin ihtiyaçlarına göre planlanan ergoterapi uygulamalarında becerilerin geliştirilmesinin yanı sıra çevresel düzenlemeler ve yardımcı teknolojilerden de yararlanılabiliyor. Böylece bireylerin evde, okulda, iş yerinde ve sosyal yaşamda daha bağımsız hareket etmeleri destekleniyor.

Ergoterapi Her Yaş Grubuna Hitap Ediyor

Ergoterapinin yalnızca çocuklara yönelik bir uygulama ya da fiziksel rehabilitasyonun bir parçası olarak değerlendirilmemesi gerektiğini vurgulayan Özkan, mesleğin farklı yaş gruplarını ve çok sayıda yaşam alanını kapsadığına dikkat çekti.

Çocuklardan yaşlı bireylere, nörolojik ve ortopedik hastalıklardan ruh sağlığı alanına, gelişimsel farklılıklardan çalışma yaşamına katılıma kadar geniş bir alanda ergoterapi hizmetleri sunulabiliyor.

Özkan, Türkiye’de ergoterapi farkındalığının artırılmasının önemini belirterek hizmetlerin sağlık kuruluşlarının yanı sıra evlerde, eğitim kurumlarında, iş yerlerinde ve toplum temelli hizmetlerde de yaygınlaşmasının bireylerin ihtiyaç duydukları desteğe erişimini kolaylaştıracağını ifade etti.

Çocuklarda Ergoterapi: Okul ve Sosyal Yaşama Katılım

Çocukluk dönemi; hareket, duyu işleme, bilişsel beceriler, öz bakım, oyun ve sosyal ilişkilerin gelişimi açısından önemli bir dönemdir. Gelişimsel farklılıklar, otizm spektrum bozukluğu, serebral palsi, dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu (DEHB), gelişimsel koordinasyon bozukluğu veya farklı nörolojik ve fiziksel durumlar bazı çocukların günlük yaşam aktivitelerine katılımını güçleştirebilir.

Çocuklarda ergoterapi, beceri kazanımının yanı sıra bu becerilerin günlük yaşamda kullanılmasını da hedefler. Giyinme, yemek yeme, yazı yazma, oyun oynama, okul araçlarını kullanma ve akranlarla etkileşim kurma bu sürecin önemli parçalarıdır.

Okul ortamında yapılan bireysel değerlendirmeler ve ihtiyaca uygun düzenlemeler, çocukların öğrenme süreçlerine katılımını destekleyebilir. Bu noktada öğretmenler, aileler ve ilgili uzmanlar arasındaki iş birliği önem taşır.

Özkan, çocuğu çevresine uyum sağlamaya zorlamak yerine, çocuğun gelişimini ve katılımını destekleyen koşullar oluşturmanın temel yaklaşım olması gerektiğini vurguladı.

Yaşlılarda Ergoterapi ile Bağımsız Yaşamın Desteklenmesi

Yaşlanmayla birlikte hareketlilik, denge, bellek ve diğer bilişsel işlevlerde değişiklikler yaşanabilir. İnme, Parkinson hastalığı, demans ve artrit gibi sağlık sorunları da kişisel bakım ve diğer günlük yaşam aktivitelerini zorlaştırabilir.

Yaşlı bireylerde ergoterapinin temel hedefleri arasında mevcut becerilerin mümkün olduğunca uzun süre korunması, günlük aktivitelerin güvenli biçimde sürdürülebilmesi ve bireyin yaşamında anlam taşıyan rollere katılımının desteklenmesi yer alır.

Kişisel bakım eğitimi, yardımcı cihaz kullanımı, enerji koruma stratejileri ve çevresel düzenlemeler bu süreçte yararlanılabilecek uygulamalardır.

Ev ortamında tutunma barlarının kullanılması, kaygan zeminlerin önlenmesi, aydınlatmanın iyileştirilmesi ve ihtiyaca uygun banyo ekipmanlarından yararlanılması, düşme riskini azaltmaya ve günlük yaşamı kolaylaştırmaya yardımcı olabilir.

Türkiye’de yaşlanan nüfus ve kronik hastalıklarla ilişkili bakım gereksinimleri dikkate alındığında, ev temelli ve toplum temelli ergoterapi hizmetlerinin geliştirilmesi giderek daha fazla önem kazanıyor.

Ev, Okul ve İş Yerlerinde Erişilebilirlik Önem Taşıyor

Bireylerin günlük yaşamda karşılaştıkları güçlükler her zaman kişisel özelliklerinden kaynaklanmaz. Fiziksel çevredeki engeller ve uygun olmayan düzenlemeler de günlük aktivitelere katılımı sınırlandırabilir.

Ergoterapi, bireyin becerileri ile çevrenin gereksinimleri arasındaki uyumu değerlendirerek yaşam alanlarının daha erişilebilir, güvenli ve işlevsel hâle getirilmesini amaçlar.

Bu kapsamda:

  • Evlerde: Eşiklerin kaldırılması, sık kullanılan eşyaların kolay ulaşılabilir yerlere yerleştirilmesi ve uygun aydınlatmanın sağlanması.
  • Okullarda: Erişilebilir sınıfların oluşturulması, uygun oturma düzenlerinin planlanması ve ihtiyaçlara göre duyusal düzenlemelerin yapılması.
  • İş yerlerinde: Ergonomik çalışma alanlarının oluşturulması, çalışma yüzeylerinin uygun hâle getirilmesi ve yardımcı teknolojilerden yararlanılması.

Dr. Öğr. Üyesi Şüheda Özkan, bu düzenlemelerin bireysel gereksinimler doğrultusunda planlanması gerektiğini belirterek herkes için aynı çözümün uygun olmayabileceğine dikkat çekti.

Türkiye’de Ergoterapi Hizmetlerinin Yaygınlaştırılması Gerekiyor

Türkiye’de ergoterapi hizmetlerinin gelişmesi için toplumsal farkındalığın artırılması, hizmetlere erişimin kolaylaştırılması ve farklı kurumlar arasındaki iş birliğinin güçlendirilmesi gerekiyor.

Özellikle okul temelli uygulamalar, ev ziyaretleri, toplum temelli rehabilitasyon ve yaşlı bireylerin bağımsız yaşamını destekleyen programlar önem taşıyor. Sağlık, eğitim ve sosyal hizmetler alanlarının yanı sıra yerel yönetimler de bu süreçte önemli bir rol üstlenebiliyor.

Özkan, ergoterapi uygulamalarının bilimsel kanıtlara ve bireylerin gerçek yaşam gereksinimlerine dayanması gerektiğini vurguladı. Ergoterapinin başarısının yalnızca klinik değerlendirmelerdeki değişimlerle ölçülmemesi, bireyin evinde, okulunda, işinde ve sosyal yaşamında gerçekleştirebildiği aktivitelerin de dikkate alınması gerektiğini ifade etti.

Dünya Ergoterapi Günü 2026: Yaşama Katılım Önemlidir

Dünya Ergoterapi Günü 2026’nın “Participation Matters – Yaşama Katılım Önemlidir” teması, ergoterapinin temel yaklaşımını yansıtıyor. Bireylerin sağlık durumlarındaki iyileşmenin yanı sıra günlük yaşamlarında yapmak istedikleri aktivitelere yeniden katılabilmeleri de önem taşıyor.

Dr. Öğr. Üyesi Şüheda Özkan, konuya ilişkin değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı:

“Bir bireyin sağlık durumundaki iyileşme, günlük yaşamında yapmak istediği şeylere yeniden katılabilmesiyle anlam kazanır. Bir çocuğun arkadaşlarıyla oyun oynayabilmesi, bir öğrencinin sınıf etkinliklerine katılabilmesi, bir yetişkinin işine dönebilmesi, inme geçirmiş bir bireyin yeniden kendi bakımını gerçekleştirebilmesi veya yaşlı bir kişinin kendi evinde güvenle yaşamayı sürdürebilmesi birbirinden farklı hedeflerdir. Ancak hepsinin ortak noktası, bireyin yaşamın içinde aktif bir rol üstlenebilmesidir.

Ergoterapi, bireyin yalnızca yapamadıklarına değil, yapabildiklerine, yapmak istediklerine ve yaşamında anlam taşıyan hedeflerine odaklanır. Gerektiğinde kişinin becerilerini geliştirir, gerektiğinde çevresini düzenler ve yardımcı teknolojilerden yararlanır. Tüm bu süreçte bireyin kendi kararlarını ve tercihlerini merkeze alır.

27 Ekim Dünya Ergoterapi Günü’nün mesleğimizin daha iyi tanınmasına, erişilebilir yaşam alanlarının yaygınlaşmasına ve herkesin günlük yaşam aktivitelerine eşit ve anlamlı biçimde katılabildiği bir toplumun oluşmasına katkı sağlamasını diliyorum.”

Atlas Üniversitesi, Dünya Ergoterapi Günü kapsamında günlük yaşam aktivitelerine katılımın, bağımsızlığın ve erişilebilir yaşam alanlarının önemine dikkat çekiyor.

İlginizi Çekebilecek Kayıtlar:

Bu metin İstanbul Atlas Üniversitesi sitesinden otomatik olarak alınmıştır. Tarih, başvuru koşulları ve ekler için kaynağı esas alın.

Lisansüstü Eğitim Enstitüsü ve İstanbul Atlas Üniversitesi: diğer duyurular

Atlas PsyLab Yeni Döneme Hazır!

İstanbul Atlas Üniversitesi · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü

Haberler İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Psikoloji Bölümü (Türkçe/İngilizce) 22 Ekim 2026 Atlas Psikoloji Laboratuvarı (Atlas PsyLab), yeni ekip üyelerinin katılımıyla 2026–2027 akademik yılının ilk toplantısını gerçekleştirdi. ↓…

Haberİstanbul

Atlas Üniversitesi’nde “Sürdürülebilir Geleceğin İnşası: Ulusal Yeşil Sertifika (YeS-TR) Sistemi ve Yeşil Binalar” Semineri Gerçekleştirildi

İstanbul Atlas Üniversitesi · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü

Haberler Meslek Yüksekokulu Yeşil ve Ekolojik Bina Teknikerliği Programı 21 Ekim 2026 Atlas Üniversitesi Meslek Yüksekokulu bünyesindeki Yeşil ve Ekolojik Bina Teknikerliği Programı ile Çevre Sağlığı ve Çevresel Risk Yönetimi Teknikerliği…

Haberİstanbul