İKÇÜ Coğrafya Bölümünden Sulak Alanlarda Ekolojik Riskler Çalıştayı’na Altı Bildiriyle Bilimsel Katkı
İzmir Katip Çelebi Üniversitesi · İzmir
Yayın: 26 Ekim 2026 · Toplandı: 1 saat önce
İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi (İKÇÜ) Coğrafya Bölümü, Türkiye’de Antroposen Çağında Sulak Alanlarda Ekolojik Riskler Çalıştayı’nda akademisyenlerinin yer aldığı altı bildiriyle paleocoğrafya, paleoekoloji, jeomorfoloji ve ekolojik risk araştırmalarındaki bilimsel birikimini ortaya koydu.
Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ) ev sahipliğinde 22–24 Ekim 2026 tarihlerinde gerçekleştirilen “Türkiye’de Antroposen Çağında Sulak Alanlarda Ekolojik Riskler Çalıştayı”, sulak alan ekosistemlerinin karşı karşıya olduğu çevresel sorunları, iklim değişikliğini, insan kaynaklı baskıları ve sürdürülebilir koruma yaklaşımlarını disiplinlerarası bir perspektifle ele aldı. Doç. Dr. T. Ahmet Ertek onuruna düzenlenen bilimsel etkinlik, farklı disiplinlerden araştırmacıları bir araya getirerek Türkiye’deki sulak alanların geçmişten günümüze geçirdiği değişimlerin, ekolojik risklerin ve güncel çevre sorunlarının bilimsel veriler ışığında değerlendirilmesine imkân sağladı.
İKÇÜ Coğrafya Bölümü adına çalıştaya Prof. Dr. Serdar Vardar, Doç. Dr. Dilek Aykır Akdağ, Araştırma Görevlisi Emre Kara ve doktora öğrencisi Dilan Demirel katıldı. Bölüm akademisyenlerinin yer aldığı toplam altı bildiriyle katkı sunan İKÇÜ Paleocoğrafya-Ekoloji Ekibi; kıyı ve delta sistemlerinin gelişimi, sediman kayıtları üzerinden geçmiş çevresel koşulların yeniden yapılandırılması, iklim anomalileri, jeoarkeolojik değerlendirmeler ve antropojenik etkilerin sulak alanlar üzerindeki sonuçları gibi farklı araştırma konularını bir araya getirdi.
Çalıştaya lisans ve lisansüstü öğrencilerimizin de katılım göstermesi, bilimsel araştırma süreçlerini ve akademik toplantıların işleyişini yerinde deneyimlemeleri açısından önemli bir fırsat sundu. Öğrencilerimizin farklı disiplinlerden araştırmacılarla bir araya gelmeleri, bilimsel sunumları takip etmeleri ve güncel araştırmalar hakkında bilgi edinmeleri; akademik bakış açılarının gelişmesine, araştırma becerilerinin güçlenmesine ve gelecekte yürütecekleri bilimsel çalışmalar için gerekli bilgi ve deneyim altyapısını oluşturmalarına katkı sağladı. Bilimsel gelişimlerine ve akademik yolculuklarına katkı sunan bu tür etkinliklere katılım gösteren tüm öğrencilerimize teşekkür ediyor, araştırma ve öğrenme süreçlerinde başarılarının devamını diliyoruz.
Çalıştay kapsamında ele alınan bildiriler arasında “Son 20.000 Yıl Süresince Meydana Gelen Kıyı Çizgisi Değişmelerinin Batı Anadolu Kıyı Yerleşimleri Üzerindeki Etkilerinin Lokal Bir Model Üzerinde Jeoarkeolojik Değerlendirmesi: Çaltılıdere Kıyı Düzlüğü ve Höyüğü”, “Bir Estuarin Sisteminde (Aliağa Körfezi, Ege Denizi) Birincil Üretim ve Metal Birikim Süreçlerinin Dikey Profili: Doğal Rejimden Antroposene Geçişin Sedimanter Kaydı” ve “Bir Batı Anadolu Delta Sisteminin Küçük Buzul Çağı İklim Anomalilerine Sedimantolojik ve Jeokimyasal Yanıtları” başlıklı çalışmalar öne çıktı.
Bunların yanı sıra “Batı Ege Havzalarında İklim Ekstrem Olaylarının Zamansal ve Mekânsal Değişimi: Sıcak Hava Dalgaları, Kuraklık ve Birleşik Olaylar”, “Karışmış Kıyısal Sediment Karotlarında Tarama ve Gemi Söküm İmzalarının Takibinde Çevresel Adli Proksilerin Uygulanması” ve “Antropojenik Müdahaleler Bağlamında Lavaş Gölü Sulak Alanının Hidromorfolojik ve Ekolojik Değişimi (1984–2025)” başlıklı araştırmalar da çalıştayın bilimsel programında yer aldı.
Bu çalışmalar; geçmiş iklim koşullarının sedimanter ve jeokimyasal göstergeler aracılığıyla belirlenmesinden kıyı çizgisi değişimlerinin yerleşim tarihi üzerindeki etkilerine, antropojenik faaliyetlerin kıyı sistemlerinde bıraktığı izlerden sulak alanlardaki hidromorfolojik ve ekolojik dönüşümlerin değerlendirilmesine kadar geniş bir araştırma alanını kapsadı. Böylece İKÇÜ Coğrafya Bölümünün fiziki coğrafya temelli araştırma yaklaşımı, güncel çevre sorunları ile geçmiş doğal çevre değişimlerini birlikte değerlendiren çok boyutlu bir perspektifle ortaya konuldu.
Özellikle paleocoğrafya ve paleoekoloji alanlarında yürütülen çalışmalar, sedimanların geçmiş çevresel koşulların ve insan faaliyetlerinin izlerini taşıyan doğal arşivler olarak değerlendirilmesinin önemini vurguladı. Jeomorfolojik süreçlerin, iklim değişkenliğinin, kıyı ve delta sistemlerinin dinamiklerinin ve insan kaynaklı müdahalelerin birlikte incelenmesi; sulak alanların günümüzde karşı karşıya olduğu ekolojik risklerin daha kapsamlı anlaşılmasına yönelik bilimsel bir zemin oluşturdu. Bu yaklaşım, saha verilerinin laboratuvar analizleri ve mekânsal değerlendirmelerle bütünleştirilmesine dayanan disiplinlerarası araştırma altyapısının önemini de ortaya koydu.
Çalıştayın ilk iki gününde gerçekleştirilen bildiri sunumlarının ardından, 24 Ekim 2026 tarihinde düzenlenen üçüncü gün saha çalışmasıyla program tamamlandı. “Çardak Lagünü: Kıyı Oku, Lagün Ekosistemi ve Antropojenik Baskılar” başlıklı saha gezisinde katılımcılar; kıyı jeomorfolojisi, kıyı oku dinamikleri, sediman taşınımı, lagün ekosisteminin işleyişi ve insan faaliyetlerinin çevresel etkilerini yerinde gözlemleme olanağı buldu. Ayrıca sulak alanların ekolojik riskleri, biyolojik çeşitliliği ve koruma-yönetim yaklaşımları saha gözlemleri çerçevesinde değerlendirildi.
İKÇÜ Paleocoğrafya-Ekoloji Ekibi’nin çalıştay boyunca sunduğu bildiriler ve gerçekleştirdiği bilimsel değerlendirmeler katılımcıların ilgisini çekti. Farklı disiplinlerden araştırmacılarla yürütülen bilimsel etkileşimler, mevcut araştırmaların geliştirilmesi ve geleceğe yönelik yeni çalışma olanaklarının değerlendirilmesi açısından da önemli bir zemin oluşturdu.
İKÇÜ Coğrafya Bölümünün altı bildiriyle gerçekleştirdiği bu katkı, paleocoğrafya, paleoekoloji, jeoarkeoloji ve ekolojik risk araştırmalarının birbirini tamamlayan yönlerini ortaya koyarken, günümüzün çevresel sorunlarının Türkiye’deki örnek alanlar üzerinden bilimsel yöntemlerle incelenmesinin önemini bir kez daha gösterdi. Akademisyenlerimizin yanı sıra lisans ve lisansüstü öğrencilerimizin de bilimsel etkinliklere katılımını destekleyen bölümümüz, araştırma kültürünün yaygınlaştırılması, genç araştırmacıların yetiştirilmesi ve disiplinlerarası iş birliklerinin geliştirilmesi doğrultusundaki çalışmalarını sürdürmektedir.
İlgili Resimler
Bu metin İzmir Katip Çelebi Üniversitesi sitesinden otomatik olarak alınmıştır. Tarih, başvuru koşulları ve ekler için kaynağı esas alın.